2 Ekim 2009 Cuma

pöffff

tıkandım...
kelimeler tıkandı...
işleyişler tıkandı...
alinin küllahı veliye dar geliyor artık...
sıkıldım...
iniş çıkışlardan,şekillerden,sahteliklerden...
alıp başımı gitmeliyim...
uzuvlarım ve cebim izin vermiyor...
gitsemde 2 kişi gideceğim galiba...
nereye nezaman bilinmez...
yoruldum...
kimsesizliklerden..bilinmezliklerden...

8 Temmuz 2009 Çarşamba

:(

fırtınadan önceki sessizliktir beni devşiren hayatta...
hiç fırtına kopmadı oysa...
koparamadım...

1 Temmuz 2009 Çarşamba

koltuk

salondaki koltuğun önemini kimse bilmez aslında....
iç dünyasını ve neler yaşadığını belli etmeyecek kadar ketumdur...
kimse bilmez mesela kaç çocuğun ayakkabısıyla ezdiğini...
kimse bilmez üzerinde neler yendiğini ve çoğu zaman kırıntıları barındırdığını...
kimler ne dedikodular yapmıştır ne dertler paylaşmıştır üzerinde ama o karışmaz...
o sadece barındırır...
ayağınızı toplar oturursunuz da rahat edin diye eğilip bükülür minderleri...
kolları vardır ister kolunuzu dayarsınız ister başınızı ya da ne bileyim ayağınızı uzatırsınız da destek oluverir size...
çok sevgililer aile duymasın diye salondaki koltuğun üzerinde telefon konuşmalarını yapmıştır da ilan-ı aşk etmişlerdir birbirlerine ya da kavga ederler bilinmez...
sırt minderlerini kaldırdığınızda koca bir yatak oluverir size..
sarıp sarmalar...
hayallerinizin,rüyalarınızın tek ortağıdır ve sırdaştır..
gözyaşlarınızı dökersiniz de üstüne,sesini çıkarmaz daha çok ağla rahatla dercesine şekil alıverir size göre...
kıymetini bilmek gerek bu asil,ketum,sırdaş dert ortağının...
isminin içindedir anlamı;size koltuk çıkar herzaman,
karşılıksız kabullenir sizi hiçbir çıkarı olmadan...

26 Haziran 2009 Cuma

gerçek....

beni sevseydin gitmezdin benden...
seni sevmeseydim gitmezdim senden...
bazen çekip gitmek gerek,bazense ölümüne kalmak...
kal diyorsa içinden bir ses uyacaksın ona,
gitmekle doluysa kafan dönüp bakmayacaksın arkana..
gidene yardım et gitsin...
gerçekten gitmekse niyeti dönmez bir daha...
geri dönüyorsa gülümse ama kapılma tekrar gidecek nasılolsa...

25 Haziran 2009 Perşembe

NE DESEM?

gülüyorum....
anlamsız bir tebessüm yüzümde...
neye ve niye bilmiyorum...
sinir yok,öfke yok,kin yok..
sinirlerim alınmış gibi...
ters giden çok şey var oysa...
umrumda değil ama...
kayıtsızım herşeye...
belki de yoruldum oyüzden...
büyük bir boşluk içerisinde dopdoluyum...
kızamıyorum kendime ve kimseye...
herkesin Allah gönlüne göre versin diyorum çekiliyorum geriye...
sütten çıkmış akkaşık değilim lakin bukadar zevali de haketmiyorum galiba...
bilmiyorum...
izliyorum sadece...
küçükken de izlerdim...
kim konuşuyorsa ona bakardım...
buyüzden ablam arkadaşları geldiği zaman beni istemezdi yanlarında...
herkesi dinliyorum,izliyorum diye...
konuşmamaktı tüm suçum ve hatta karışmamak...

23 Haziran 2009 Salı

MATRUŞKA

içimi açıyorum sana,
bir ben daha çıkıyor,
sonra bir ben daha...
bitmiyor 'ben'ler...
bir de bendeki 'sen'ler var üstelik...
sen daha farkedemedin onları...
seni açıyorum bir sen daha...
bir tane daha...
bende ne işi var değil mi?
değilmiş..
benimmiş onlar...
bir sürü ben ve bir sürü sen...
üstelik sen yokken...

15 Haziran 2009 Pazartesi

SENCE?

işten çıkıp eve gideceğim şimdi...
akşama ablamlar ve abimler bizde yemekte olacaklar...
beraber yemek yiyeceğiz...
yiğenlerimi seveceğim,hizmet edeceğim,yemek yiyeceğim,oturacağım,kalkacağım...
sonra evlerine gidecekler,ben duşumu alacağım bilgisayarımı açacağım,internette dolaşacağım,bilgisayarımı kapatacağım...
PEKİ YA YARIN?