18 Mayıs 2009 Pazartesi

NEŞE

felek karşısına ilk çıktığında çok küçüktü neşe...
onun sevimli oyunlarına kanmış,hayat denen koca salonda onunla dans etmek zorunda kalmıştı...
bir tango dansçısı edasıyla kafasını hiç eğmiyor,dimdik duruyordu..
hernekadar felek figürlerde yanlışlık yapıp neşenin ayağına takılsa da ustaca kamufle edebiliyordu bunu..
adı kadar neşeli ve umutluydu...
lakin karşısına çıkan güçlükler pek de çabuk pes edeceğe benzemiyordu...
hayatın bir yerinden kotarsa diğer taraflardan saldırı geliyordu...
herkesi anlamak ve herkese kendini anlatmak zorundaydı...
çünkü etrafındakiler kısırdöngü bir hayat yaşıyordu ve onun geniş dünyasını anlamıyorlardı....
ilk kabuğunu kıran olmak ağır bedeller ödetse de yılmamaya çalışıyordu...
ilkönce sevdiği işi yapmaya karar verdi ve eğitimini aldı...
sonra mecburi hizmet için şehir dışına çıktı ve orada yaşamını devam ettirdi...
etrafındakiler için bu bile yeterince uç noktaydı...
lakin bu onun hayatıydı ve bildiği gibi yaşamak zorundaydı mutluluklarının da mutsuzluklarının da sahibi olmak istiyordu...
gün geldi etrafı da onu anladı ve herşeyi benimsediler çünkü doğru onunkiydi sadece biraz daha geç karşılaştılar okadar...
kendi işini yapıyor,kendi hayatını yaşıyordu ama birşeyler eksikti...
besle,büyüt ve nankörlük gör sisteminde çalışan özel hayatı allak bullaktı ve artık umrunda da değildi...
hayatı sorguladığı günlerden birinde çalıştığı okulun servisinden dışarı umutsuzca bakarken buluta takıldı gözü...
sanki bulut ona gülümsüyordu...
birden bir ışık,bir umut geldi yüreğine...
'Allah'ım beni sevdiğin için teşekkür ederim,şükürler olsun!'dedi
ve biraz daha gülümsedi bulut...

Hiç yorum yok: