24 Şubat 2009 Salı

Gidemeyensin...

1 ay oldu…koskoca 31 gün…sen gideli…
hoş gidemedin de… yazık…
Benden gitmeyi beceremedin de sen senden gidebildin mi?...
Yok yok gidemedin… sen o kadar bendeydin ki ne senden ne benden gidemedin…
Yok olduğunu zannediyorsun… hayır be yok da olamadın.. o kadar buradasın ki sıkıldım bile… silüetin gitmiş ne fayda… ruhun burada be adam ruhun burada…
Git.. kaç… yok ol.. arama… sorma… maalesef bu da olmuyor yapamıyorsun…
Kal demedin diyeceksin belki…
Gidene kal denir… sen gittin mi sanıyorsun?
Bedenin gitti hoş güzel de;yaşanmışlıklar… paylaşımlar… anılar… gülüşmeler… ağlaşmalar...
Beyaz güller… bir tabak çilek…deniz kabukları…
Onlar bende… götüremezsin… onlar benim… vermem…kazıdım ben onları…
yüreğime beynime kazıdım…
Dokunma…
ben sana nasıl dokunamıyorsam sende onlara dokunma..
gözyaşlarımla suluyorum güllerimi… her damlasıyla biraz daha besleniyorlar…
her sabah günaydın diyorum deniz kabuklarıma yosun yeşili gözlerine dermişçesine..
gülümsüyorlar ‘günaydın minnoşum’ diyorlar tıpkı sen gibi… ama senden daha vefalılar…her sabah her akşam aynı yerde buluyorum onları… canları sıkılınca gitmeye,sebepsiz yok olmaya kalkmıyorlar… sana gösterdiğim şefkatin,ilginin yarısını bile göstermiyorum oysa…
Bana getirdiğin bir tabak çilek tadında yaşadım yaşıyorum anılarımı bile…
Bende kalan yanın kadar mutlu mu giden yanın?... neyse…

Hiç yorum yok: