Sessiz ve durağan bir dış görünüşün aksine fırtınalı bir iç dünya… kendini bildi bileli böyleydi bu kız… çelişkilerle dolu bir benlik, bir yaşam… kendi bir şey yapmıyordu oysa… olduğu gibi, durduğu gibiydi… hayal kırıklıkları yaşasa da en büyük avantajıydı kendi gibi olmaktı… ben–sen-o olmadı hiçbir zaman… hep kendiydi, hep kendi olmalıydı… bazen öylece bakakalıp olaylara, bazen fırtınalar koparabilirdi; bazen o kadar kendiydi ki kendine bile sığmıyordu… bazense bir o kadar eksikti… sis çöktüğü zaman yüreğine bulutların çarpışması an meselesiydi, öyle bir yağardı ki, sonra kimse durduramazdı…
Hiç ÇOK şey beklemedi hayattan, olduğuyla yetindi… ne kompleksleri vardı, ne kaprisleri…
Yıkılmışlıkları vardı… yitirdikleri vardı... bu kumpas ona fazlaydı… fani şeylerle işi yoktu.. sevgi vardı onun için, güven vardı… gerisi zaten olurdu… ah, bir de bir anlayan olsaydı…
İnişleri çıkışları olsa da, yakalamıştı hayatı ucundan… hayalleri… çırpınışları... hataları… günahları.. olsun, hepsi onundu…
derkeeen biri çıktı karşısına, bu O’ydu… güneşi oldu yağarken… baharı oldu eserken…tamamlayıcısıydı… hak ettiği aşk meltemini ılık ılık O estiriyordu…
Aksiliklerin alasını yaşıyorlarsa da tutunacak dalıydı o… üstelik o dal kök salmış, koca bir çınar olmuştu gölgesinde serinlediği…
Bir gün hak ettiklerini bulacaklar ve doğa onları en mavi ve en yeşiliyle kucaklayıp huzur verecekti…
HUZUR İÇİNDE KAVUŞMANIZ DİLEĞİYLE…
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder